beşinci ders

Bu haftaki yazıma dışarıda gerçekleştirdiğimiz oyunlar ile başlıyorum.herşeyden önce şunu belirtmek isterim ki..gözü kapalı yapılan aktivitelerin veya oynanan oyunların hiçbir orijinalitesi olduğunu düşünmüyorum…bu yüzden de zaten aktivitelere katılmak gelmedi içimden..gözler kapalı olduktan sonra yaptırılan ne olursa olsun ikinci plandadır ve odak noktası birşey görülememesidir…bu oyunları tasarlayanlar da çok orjinal bi halt yaptıklarını zannediyorlardı herhalde.ama kesinlikle değiller..kolaycılığın zirve noktası diyebilirim yaptıkları için..daha ötesi yok.gözümü kapadığım her durumda kendimi rahatsız ve heyecanlı hissederim üstüne bir de hareket ettiğimde bilinmezler içinde kaybolmak duygusu eklenince üstüne tarif edilmez bişey işte.bunun üstüne ne eklerseniz ekleyin işte insanlara farklı duygular hissettiren bi oyun.ama hissiyatın kaynak noktası hep aynı..görememek ten kaynaklı kısacası.neyse bu noktayı belirttikten sonra biraz da oyunların oyun olabilecek kısımlarını değerlendireyim.gözler kapalı ve konuşmanın yasak olduğu durumda kare yapma çabası.sonucu denemeden belli…üzerine söylenecek tek bi kelime bile yok…yeni doğmuş çocuğun yürümesini beklemekten farksız…ya yürürse… yürümüyor işte…ikinci kısma gelelim konuşmanın serbest olduğu zaman da sonuç değişmiyor…türkler için geçerli olan nerde çokluk orda bokluk prensibi devrede..tabii ki bu noktada bu işi biraz olsun becermeleri beklenebilirdi…ama grup çalışmasından yoksun bencil bi toplumun doğal sonucu işte..dışarıda gerçekleştirdiğimiz oyunun bi kısmı daha olacaktı ama katılmadığımdan olsa gerek hatırlıyamadım..neyse o da kalsın..sınıftaki grup oluşturma konusundaki çabalarımıza değinip bu haftaki yorumlarımı tamamlıcam.grup oluşturma konusu ve yapılışı tam bi fiyaskoydu.hafta içi hocadan gelen mesajla da fiyaskonun  zirve noktalarına ulaştığımızı farkettim iice.bi şekilde yapılması gereken bu gruplara ayrılma işinin bunun nasıl olacağını tartışmaktan ve bi türlü harekete geçilememesinden dolayı saçma sapan bi şekilde yapılarak noktalandığını gördüm..bir hoca her kararını sınıfla tartışarak almamalıdır.bu da onlardan biriydi işte.ders içinde oluşan grupların ve bireylerin tahtaya yazılmasına hocamızın neden bu kadar karşı çıktığını anlıyamadım doğrusu.bi takıntısı vardı herhalde.isimler karambole okunuyor öyle karambole toplanılıyor..yani herşey tam bi karambol.ben hoca olsam alır listeyi elime rastgele beşer beşer gruplar ardından maille sınıfa duyururdum.işte bu kadar basit ve iş bitirici bi mantık.zaten önemli olan grupların nasıl oluştuğu değil onların ortaya neler çıkaracağı.biz bu anlamsız noktaya bu kadar takıldıysak biraz anlamlı ve önemli noktalara ne kadar takılırız düşünmek bile istemiyorum…hep birlikte görücez artık..bu haftalık benden bu kadar….

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.